Boşluk – Ahmed Günbay Yıldız Kitap Özeti


bosluk kitap ozeti 209x300 Boşluk   Ahmed Günbay Yıldız Kitap Özeti
Çok güzel bir kitapla daha karşınızdayım. Kitabımız, Ahmed Günbay Yıldız tarafından kaleme alınmıştır. Ocak 2014 basımlı olan kitap, Timaş Yayınları ile bizlerle buluşmuştur.

Sabah ezanının vaktidir. Ezanın sesinden rahatsız olan Sedat Bey huysuzlanarak uyanır. Rahatsız olduğu için yataktan kalkar. Odadan çıktığında oğlunun odasının ışığının yandığını fark eder. İlk başta meraklanır. Sonradan oğlunun üniversite imtihanlarına hazırlandığı aklına gelir ve yüzünde tebessüm oluşur. Belki de oğlunun ders çalışırken uyuyakaldığını düşünür. Kapıyı yavaşça açar. Ancak gördüğü manzara hiç hoşuna gitmez. Yüzündeki gülümseme solar ve merhamet öfkeye dönüşür. Oğlunun bunu yapabileceğini hiç düşünmemiştir. Sinirlenir ve oğluna hiddetle seslenir. Ancak Cihan babasına dönmez. Babası sinirlenir ve daha da güçlü bağırır. Cihan bir an ne yapacağını bilemez. Sonradan namazını bitirip babasına dönmeyi uygun görür. Cihan selam verdikten sonra babasına döner. Babası çok sinirlidir. Oğluna bağırmaya başlar. Örümcek kafalı, gerici, çağ dışı gibi onur kırıcı sözler kullanır oğluna karşı. Cihan dayanamaz ve babasına yaptığı şeyin gayet de güzel ve doğru olduğunu, namaz kılmakla gerici olunmayacağını belirtir. Sedat Bey bu sözler üstüne daha da sinirlenir ve odadan çıkar.

Sedat Bey bürosunda dertli dertli oturur. Ortağı Eşref Bey ne olduğunu sorar. Sedat Bey, ‘Cihan’ diye başlar ve anlatır.

Cihan yolda ilerlerken Eşref Bey’in oğlu İsmet’i, halasının kızı Tuba’yı ve Ebru’yu görür. Tuba’nın kafasından kan akmaktadır. Cihan sinirlenir ve kıza ne yaptığını sorar. İsmet ise bir şey olmadığını parkta iken küçük bir kazanın olduğunu söyler. Cihan, İsmet’e sinirlenir, oyun yaşının çoktan geçtiğini söyler. İsmet ise oyunun yaşı olmayacağını ancak bunları gericilerin anlamayacağını belirtir. Cihan’ın öfkesi ikiye katlanır. Bu kelimenin nereden çıktığını sorar Cihan. İsmet ise Sedat Bey’in kendi babasına ‘Bizim oğlan gerici’ dediğini söyler. Cihan çok sinirlenir. Yerdeki taşı alır ve İsmet ‘in kafasına atar. İsmet’te boş durmaz ve cebinden çıkardığı bıçakla Cihan’ın koluna yönelir.

O günden sonra İsmet ve Cihan düşman olurlar. Cihan Amerika’ya okumaya gider. İsmet ise her aynaya baktığında yüzündeki o izi görüp Cihan’dan intikam almayı kendine hatırlatır. Cihan Amerika’dan döndüğünde doktor olmuştur. İsmet bir gün Cihan’ı vurmaya kalkar ancak başarısız olur.

Cihan Ebru’yu sevmiştir ve evlenmişlerdir. Bir çocukları olur. Ancak Ebru onu istemez ve aralarında kavga çıkar. Ebru artık Cihan’dan sıkılmıştır. Ve eski nişanlısı olan İsmet ile gider. Cihan buna çok sinirlenir ve gidip İsmet’i vurur. Bundan dolayı hapse girer. Hapisten çıktıktan sonra oğlu Şahin’i alıp bir ilçeye yerleşir. Burada ilk gün öğretmen olmuş ve kapanmış olan halasının kızı Tuba’yı görür. Bir süre sonra Tuba ile evlenirler. Mutlu bir yuvaları vardır. Cihan da çok değişmiştir. Artık din ile ilgili konferanslar verir. Cihan bir gün bir karar alır ve memleketine de konferans vermeyi düşünür.

Salon çok kalabalıktır. En önde annesi, babası ve kız kardeşi vardır. Cihan konferans bittikten sonra arabasına yönelir. Reis, reisin eşi, Tuba ve oğluyla yola çıkarlar. Ancak yolda silahlı bir grup onları bekliyordur. Silahları doğrulturlar ve camları tuz buz ederler. Cihan yaralanmıştır. Fazla dayanamaz ve ölür. Artık o şehittir.

Şimdi belki ‘Sen de hep güzel diyorsun’ diyeceksiniz ama gerçekten çok güzel. Hani bir okuyun, o tadı alın ondan sonra demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız. Yani Ahmed Günbay Yıldız bu işi gerçekten çok çok çok iyi yapıyor. Kişiler, olaylar, kişilerle olayların bağdaşması. Hepsi uyum içerisinde.

Ciddi anlamda çok beğendiğim kitaplar arasında yer alıyor. Ve evet yine okuduğuma pişman olmadım. Ve yine evet siz de okursanız pişman olmayacaksınız. Şiddetin de şiddetiyle tavsiye ediyorum. Kesin kesin okuyun.


Comments
  1. erdal

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir